Röportajlar 0

Hanefi Avcı Röportaj

EREN TALHA ALTUN: Sayın Müdürüm öncelikle şunu sormak istiyorum, bilindiği üzere 2010 yılında yayınlanan “Haliçte Yaşayan Simonlar” kitabınızda çok kişinin cesaret edemediği bir işe kalkışarak, Gülen cemaatinin devlete nasıl sızdığını açıkça yazdınız. Bu nedenle sizi birtakım yargılamalar neticesinde tutukladılar. O dönem cemaatten olmayan siyasilerinin ve devlet bürokratlarının size yeterince sahip çıkmadıklarını düşündüğünüz oldu mu? Diğer bir yandan bu konuda bir kırgınlık, küskünlük yaşadığınız mı?

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI: Şahsen bu konuda bir kırgınlık küskünlük yaşamadım. Açık söylemek gerekirse o günkü şartlarda kimseden büyük fedakârlık yapmayı bekleyemezsin. Ancak şu var, belli makam mevki sahiplerini gerektirdiği sorumluluğa sahip olup görevlerinin gereğini yapmaları gerekirdi. Devleti korumak adına harekete geçmeleri gerekirdi. Onu yapmadılar. O bir eksiklikti diye düşünüyorum. Geçmişte bazı zorluklar yaşadık, sıkıntılar çektik, gönül isterdi devletin önemli makamlarında oturanlar daha duyarlılık gösterebilirdi.

Devletin üst makamlarında olanlar bu konuda daha basiretli davransınlar isterdim!

Devlet olarak çok ağır bedeller ödedik. Hatırlarsanız geçmişte bazı olumsuzlukları Susurluk’ta da yaşadık. Yine bir dönem sol eylemlerin artmasıyla Güneydoğu’da aynı şeyi yaşadık. Halbuki bunlar yeni başladığı dönemlerde iyi okuyarak hemen buna müdahil olup olaylar büyümeden insanlar daha büyük zarar görmeden önlem alınabilirdi. Ama ilgili makamların devreye girmesi bu sorunu çözmeye yönelik adımlar atması gerekiyordu. Ama maalesef zamanında doğru adım atılmadı. Olaylar büyüdükten sonra da maalesef önlemek çok zor oluyor bunu hep böyle yaşadık hâlâ da yaşıyoruz. Gönül istiyor ki herkes belli makamlarda olduğunda görevinin bilincinde olarak, sorumluluğunu yerine getirerek hareket etmelidir. Herkes görevinde sorumluluk taşısa bu toplumda bu kadar büyük bedel görmez. Batı dünyasında olduğu gibi sorunlar daha küçükken çözümler üretilirse toplum ağır bedel ödemeden olaylar önleyebilir. Bizim sıkıntımız biraz olaylar büyümeden müdahale etmeyişimiz diye düşünüyorum.… Devlet bakanları bunu neden zamanında yapmıyor diye hep üzülüyoruz. Bugün de aynı şeyi duyuyoruz ve yaşıyoruz. Bazen üst düzey makam sahibi yetkililer riskli durumlarda devlet makam ve mevkilerinin gerektirdiği şekilde hareket etmesi gerekiyor. Orada bize zafiyet oluyor bu ülkede maalesef.

Sayın Avcı, Rumlar arasında bir koordinasyon sorunu var diyebilir miyiz?

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI: Şimdi aslında koordine sorunu yanında birde şöyle bir şey var diyorum. Asıl önemli olan modern yönetimlerde toplumun sosyal siyasal ekonomik eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak olan kurumsal yapıların oluşması gerekiyor. Kurumsal yapıların kendi görevlerini yapabilecek şekilde güçlendirilip bu görevi yapabilecek hale getirmesi lazım. Kısaca kurumda birbirini denetleyecek birbirini kontrol edecek ve gerektiğinde onları harekete geçecek bir takım kurumsal yapılar oluşturmak gerekir. Eğer o yapıları iyi oturtursak o yapılar iyi bir şekilde yerli yerine konsa bu yapılar bir kişi değil birden fazla insanda oluştuğu için o kurumsal yapı güçlendirildiği için kurumsal yapı bir devletin kurumsal hafızayı teşkil ettiği için ve siyasi bir parti anlayışından çok toplumun ve devletin tüm geçmiş ve geleceği sorumluluk taşıyarak hareket edebilir. Bu batı dünyasında böyle oluşturuldu için devleti korumak kollamak daha kolay oluyor.

EREN TALHA ALTUN: Sayın Avcı burada yetkinin tek elde toplanmasını eleştirdiğiniz zaman şöyle de bir tenkit geliyor deniyor ki yetki tek elde toplandığı zaman daha hızlı bir karar alma mekanizması oluşur. Dolayısıyla bu tarz operasyonların daha hızlı ve ivedi olduğu da söyleniyor yani eskiden devlet kurumları arasında yargı ile siyaset arasında atıyorum. Emniyette Ordu arasında birtakım sorunlar oluyordu. Fakat şimdi tüm yetkinin tek elde toplanması kurumlar arasındaki bu çatışmayı da sonlandırdı söyleniyor.

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI: Eskiden belli bir takım böyle kurumsal yapının oluşması demokratik tutum olması konusunda söylenirdi. Kanımca o argümanlar çok doğru bilgiler değil. Niye devlet planlı programlı hareket etmez. Şimdi hemen karar alacağım anlayışı çok nadiren olan olağanüstü bir olay olduğu zaman bir deprem olabilir halbuki devlet planları önceden yapar planları adım adım gelir. Günü geldiğinde bunları tek tek devreye kor. Böyle bir zaman sıkıntısı olmaz. Ayrıca kurumsal bir yapıda iyi oluşturulur. O yapılarda karar alabilir. Evet tek kişilik karar gibi değil ama kurumsal yapıda aldığın karar çok da ölçülüdür hesaplanmıştır birden çok Fikri oluşturulur onun uzmanları vardır ya alınacak ara çok isabetlidir öbür türlü tek kişinin tep kurumun bilgisi tek Kurumun fikri tek gruptaki bilgilerin analizi değildir, alınacak kararlar çoğu zaman yanlış olur.

Devlet iyi düşünür iyi hesaplar !

Bugün Pratik karar aldık diyoruz ama alınan kararlara bakın kanun çıkartılıyor çıkardığı kanun daha uygulamaya girmeden birkaç değişiklik birden yapılıyor ceza kanunu biliyorsunuz 2004’te çıktı 2005’te uygulamaya geçecekti. Yasa daha çıkmadan tadilatlara başlandı. Şu anda kaçıncı yapıldı bilmiyorum. Halbuki öyle değil yasa çıkar çıktığı zaman böyle zaruriyet meydana gelmeden o tadilat değişikliği olmaz. Kolay kolay alınan kararlar isabetli olur. Şimdi karar alınıyor o karar sık sık değişiyor yasalara bakın filan kanunun filan maddelerini değiştiren filan maddenin filan maddesini diye zincirleme bir şey meydana geliyor. Alınan kararlara bakıyorsun bir bakanlık karar alıyor ikinci bakanlık kaldırıyor. Bakanlık karar alıyor başkan kaldırıyor şimdi devlet böyle olmaz devlet iyi düşünür iyi hesaplar geçmişi vardır bir hesabı vardır kararı aldığı zamanda hakikatten isabetli olur.

EREN TALHA ALTUN : 1983 yılında Mersin’de görevli olduğunuz esnada birçok üst düzey bakanlık görevlisi banka genel müdürü oldu patronun adının geçtiği altın kaçakçılığı tahkikatı ile başlayan bir icraatınız vardı bu ardından Susurluk davalarındaki beyan atlarımızla sizi daha da ön plana çıkardı şimdi bu sıra dışı meslek hayatı. Düşündüğünüzde bunca olaya el attığımız için hiç pişmanlık Duydunuz mu yani Keşke suya sabuna dokunmasaydım işte sıradan bir devlet görevlisi olsaydım dediniz mi yoksa aynı şartlar olsa aynılarını tekrar yapardım mı diyorsunuz?

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI: Asla görevimden bir pişmanlık duymadım. Bu olaylara karşı kendimi hazırlasaydım bu konuda birikimlere sahip olsaydım daha planlı daha akıllı davransaydım diye düşündüğüm olmuştur. Dediğiniz olay Mersin’e bir olayı nasıl başlangıcı hayali recattı yani bir recat yapan reca teşvik vardı. Reca teşvik amacıyla birçok özel tedbirler var. Bu tedbirlerin en büyük özelliği ise dışarıya mal satanları özel bir teşvik edilir.

“Bu olaylara karşı kendimi hazırlasaydım bu konuda birikimlere sahip olsaydım daha planlı daha akıllı davransaydım diye düşündüğüm olmuştur.”

Şimdi siz 100 liralık mal satarsanız , teşvikiniz farklı 100 milyonluk satarsanız daha farklı teşvik edilirsiniz , bu defa sattığınız mal belli 50 liralık mal satıyorsunuz ama bu 50 fiyatlar üzerinden 100 lira sattım derseniz veya satmadığını sattım gösterirseniz bu defa 100 liralık mal satışı görüneceğinden çok daha büyük teşvik alıyorsunuz vergi iadesi alıyorsunuz. Kur farkı alıyorsunuz vesaire ve bu sefer nasıl yurt dışından para getirmeniz lazım çünkü diyorsunuz ki benim 100 liralık mal sattım o zaman devlet 100 liralık döviz getir bakalım mal satmadığınız zaman veya bu fiyattan daha aşağı fiyata sattıysa o kadar parayı nasıl bulacaksınız yurt dışından para temin etmeniz lazım.

En kolay yoldan yurt dışına gönderilen kanunsuz paralardır. Kimisi uyuşturucu kaçakçılığıyla ama daha az para bu altın kaçakçıları yurt dışına altın götürüyorlar onu dövize çeviriyorlar o döviz sanki Türkiye’de satılan malların karşılığıymış gibi hile karcılara veriyorlar onlar Türkiye’ye parayı getirip bak işte 100 liralık mal sattım diyerek devletten ciddi bir teşvik alıyor. 30 lira teşvik alıyor bu 30 liranın on lirasına altın kaçakçısına gerisini kendi cebine atıyor yani devleti soyuyorlar. Bizim yaptığımız soruşturma buydu ama bunu biz tarikatı sonlarına doğru anladık çünkü bana emniyetin mali birimi getirilmişti.

Ben o zaman terör biriminin sorumlu operasyon amiriydim ! Terör birimleri o zamanki haliyle daha güçlüydü !

Ben o zaman terör biriminin sorumlu operasyon amiriydim biz güçlü ekip olduğumuz için o zaman emniyetin güç birimleri çok zayıftı mali şubede bile iki üç kişi vardı, soruşturma zayıftı ama terör birimler o zamanki haliyle daha güçlüydü. Aramızda deneyimli personel vardı biz bu işin soruşturmasını yaptığımızdan ortaya çıkanı gördük Türkiye’nin dört tane büyük bankasının bu işin içinde kendimden biliyorum bu işin içinde yukarıda ekonomiyi oluşturan veya yön veren büyük bürokratlarda girmişler, çünkü niye Türkiye’de darbe olduğu için Türkiye’de bir ambargo var.

Kendimi daha önce hazırlamış olsaydım bu konuda daha ciddi mesafe alırdım !

Türkiye döviz bulamıyor günümüz geçsin diye birazcık böyle müsamahalı davranmışlar ama bizim ülkedeki bazı hayali ricacılar kötüye kullanarak abartarak hep devletin zararına çalışmışlardır. Ben mali konuları bilseydim kendimi daha önce hazırlamış olsaydım bu konuda daha ciddi mesafe alırdım çok daha ciddi soruşturma yapardım diye düşünüyorum

Susurluk olayları ile ilgili bir dönem görev aldım !

Daha sonraki süreçte Susurluk olayları ile ilgili bir dönem görev aldım bir dönem 28 Şubat döneminde Fethullah Gülen dönemi bu adam da yaptığı talimatlara karşı bilseydim kendimi biraz daha geliştirirdim olaylara karşı daha sistemli daha organize bir görev çıkarırdım yoksa devletçe görev yapan insanı bir tek amacı var bu devlette hakikaten hizmet etmek vatandaşı suç işlediği zaman vatandaşı yakalıyorsak Hırsızı yakalıyorsak terör suçları insanları yakalıyorsan devletin içindeki insanların da devlet memurları .. neyse farkı memur Bürokrasi içerisinde ya kendi mensuplarını yakalatmayalım onları çok ortaya faş etmeyelim Onların suçuydu biraz daha kapatalım gibi halbuki bence tam tersine.

Devlet suçlularının suçları asla telöre edilmemeli !

Vatandaşın suçu belki belli ama telöre edilebilir ama devlet suçlularının suçları asla telöre edilmemeli çünkü onlar hani bir laf vardır et kokarsa tuz atarsın ama tuz kokarsa ne yapacaksın vatandaş suç işler hata yapar yanlış yapar ama devletin memuru devreye girer ama devletin memuru bozulursa onu düzeltmek çok daha zordur. Biz belki bu yolu biraz daha öne çıktı ama bizim görev sahamız daha çok terörle mücadeleydi organize suçlarla mücadeleydi .

Asıl görevimiz terörle mücadele operasyonları mücadele faaliyetleri O fazla istihbarat yönetmek Organize Suçlar mübadil etmekti !

Bu arada Susurluk dolayısıyla 28 Şubat dolayısıyla FETÖ Dolayısıyla Belki biraz daha geldik ama asıl görevimiz terörle mücadele operasyonları mücadele faaliyetleri O fazla istihbarat yönetmek Organize Suçlar mübadil etmekti ona biraz daha Tabii kapalı kaldı.

PKK ile ilgili birikime sahibim ki MİT müsteşarı veya daire amirleri birim amirleri beni kaybedemez !

Bildiğim kadarıyla bilirkişi değişebilir ama genel anlayış bu aslında çok güzel fotoğrafı da ortaya koyuyor tamında bu anlayış var. Çünkü böyle bir analizci grubunuz yok, makam sahibi olabilirsiniz genelkurmay başkanı olabilirsiniz ama analiz sizin göreviniz değil analiz farklı insanların görevi örneğin PKK konusu analizse ben PKK ile ilgili birikime sahibim ki MİT müsteşarı veya daire amirleri birim amirleri beni kaybedemez. Benim yapmam lazım veya ben DEAŞ hakkında birçok bilgiye sahipsem analizcilerle olmam lazım, oysa biz hep şunu zannediyorduk makam sahibi var hayır genelkurmay başkanı analiz edemeyebilir halbuki cemaati çok iyi bilen cemaatin konusunda FETÖ konusunda yıllardan beri çalışan biri bu konuda daha iyi analiz yapardı veya ordu içerisindeki darbeleri darbelerde görev almış insanların durumları geçmişleri geleceklerini iyi bilen birileri çok daha farklı analiz yapabilirdi .

17 Aralık 2013’ten itibaren bu örgütü takip ediyoruz !

Biz 17 aralık 2013’ten itibaren bu örgütü takip ediyoruz. Bu örgütün mensupları bu örgütün sivil imamları resmi görevlileri sürekli bilgi sahibiyiz, tahmin ediyorum bunları fiziki takip gibi teknik takipte vardır bu bilgileri iyi değerlendiremediler bence değerlendirselerdi hareketlerini görmüş olmaları lazımdı, darbeden birkaç gün önce bir anda bu örgüt mensupları daha farklı geçmişten daha farklı harekete geçmiş olması lazım yani sağa sola gitme ve gelmelerin çoğalmış olması lazım görüşmelerde artış olması lazım bu daha evvelce gördüler ama anlamlandırıp analiz edemediler.

EREN TALHA ALTUN : Büyüğümüz olarak yıllarını emniyet teşkilatına vermiş Bu vatanın. liyakat sisteminde Bazı şeylerin aksaklıkları görüp Yeri geldiği zaman kendini feda edip müdahale eden bir kişisiniz. Yani gemileri yakan bir kişisiniz. Sizi yakınen tanıyanlar da bunu biliyor. Bizim bi z kuşağımız var bu z kuşağı genç kardeşlerimiz Türk televizyonları seyrediyorlar. Bir sürü filmler filan istihbaratçı olmak istiyorlar. Teşkilatının içerisine girmek istiyorlar ya ben de o duygularla vatana millete nasıl hizmet edebilirim daha gizemli geliyor sizi Türkiye’de bulunan genç kardeşlerimize bu şekilde devlet kadrolarında istihbaratçı olmak isteyenlere neler önerirsiniz ? Sizin tavsiyeleriniz büyük bir tecrübesiniz sizin tavsiyeleriniz nelerdir?

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI : Ben bu konuda çok sayıda insanda karşılaşıyoruz çok sayıda gençlere sizin tabir ettiğiniz şekilde teklifler görüyoruz veya biz böyle yapmalıyız ne olabilir şeklinde söylüyorlar aslında onların gördükleri biraz daha hayallerinde canlandırdıkları filmlerde gördükleri şey hayatta çok nadir rastlanan şeydir. Hemen hemen hiç olmayacak şeyler de geçmişte belki ufak tefek olmuşsa bir dönem hiç olmayacak demektir.

Film başka gerçek hayat başka gerçek istihbarat bunlarında dışında ! Gerçek manada önemli olan şey bilgidir!

Film başka gerçek hayat başka gerçek istihbarat bunlarında dışında aslında gerçek manada önemli olan şey bilgidir eğer siz iyi bir bilgiye sahipseniz oturduğunuz yerden çok az bilgiyi alarak sizdeki bilgiyle birleştirerek çok önemli şeyler yaparsınız.

Sokaktaki en ufak bir ipucundan en ufak bir kelimeden slogandan en ufak bir şeyden çok önemli manalar çıkarıp çok önemli hedefleri belirleyip veya geleceği okuyabilir yorumlayabilirsiniz!

.Ben hep anlatırım böyle şimdi sıradan bir insan yerde bulduğu bir cıvatayı eline alır .Onun için sıradan bir civatadır ama iyi bir motor tamircisi onu aldığı zaman bunun 1980 model mercedesin tipine ait bir cıvatasıdır.Size buradan kaza yapan ne olduğunu ortaya çıkarır veya yerde elektronik bir parça bulursunuz. Elektronik devre radyo parçasına benziyor dersiniz ama bir eloktronikçi radyo tamircisi veya bir telsizlen bakar derki bu 170 mega hızla çalışabilir. Uzaktan kumandalı sisteminin veya telsiz sisteminin parçasıdır. Muhtemelen burada uzaktan kumanda patlatılmıştır bu devre çoklu ekipmanlarda bulunur veya şu cihazlarda bulunur diye size bir yön çizebilir şimdi sosyal konularda da böyledir.

Devlet kararlarını daha belli safhalardan geçirerek alır!

Elbette karar değişir şey değildir ama bu kadar sık bu kadar da şey olmaz basitçe olmaz devlet kararlarını daha belli safhalardan geçirerek alır. Kanun bir gecede çıkmaz kurumlarda tartışılır . Meclise gelir partiler tartışır siviller tartışır yönetim tartışır, basın yazar herkes görüşünü verir ,en son meclise gelir, şimdi bunları atlıyorsunuz bir kanun hükmünde kararname çıkartıyorsunuz ,sonra kanun hükmüne kararnameyi mecliste onaylatıyorsunuz ,hepsi kanun oluyor. Bunlar öyle baki şey biriktiriyor ki öyle mevzuat kargaşası biriktiriyor ki mahkemelerde öyle kargaşalar yaratıyor ki kanunlar yorumlanamıyor ,karar verilirken farklı farklı karar veriliyor, farklı içtihadler oluşuyor bunların zararlarını daha ileride göreceğiz hele şimdiki yönetim benim kararım böyle diye yorumluyor yeni iktidar değiştiği zaman farklı bir anlayış geldiği zaman kararnameler çok farklı yorumlanacak mahkeme farklı idare farklı yorumlayacak farklı kararlar verecek ve bir mevzuat kargaşası yaşanacak insanların hakları zayi olacak devlet olmanın verdiği bir şey var dürüst düzgün ve istikrarlı bir yönetim anlayışıyla idame eder ikide bir değiştirilen bir anlayış olmaz bunların biz gelecekte de göreceğiz yani bugünkü anlayış veya bugünküne benzer dünyanın her yerinde benzeri hatalar görüldüğü gibi devletler planlı programlı çalışma herşeyi hesaplı kitaplı yapmaya alışmışlardır böyle bir anda acele karar verelim ve hemen çabuk yapalım doğru çabuk yaparsınız ama yaptığınız şeyi beş kere yeniden yapmak mecburiyetinde kalırsınız yaptığınız şey hemen bozulur yaptığınız şeyi sık sık değiştirir ve korkunç bir zaman kaybedersiniz toplumda da ciddi bir sıkıntıya zaman kaybı olur.

EREN TALHA ALTUN Sizi yakından takip eden makalelerinizi kitaplarınızı okuyan bir kişi olarak ,efendim nisan 2016 yılında fetullah gülen terör örgütünün 2 ye ayrıldı ve siz yedi sayfalık dilekçe ve bir kapalı zarfla cumhuriyet başsavcılığına gittiniz ve milli damar isimli basına yansıyan biz bu kadarını biliyoruz siz daha detayını biliyorsunuz bu hususun bir örgütün deşifre edilmesi ve tanıklarının isim listeleri ve örgütün failleri liderlerinden oluşan bir listeyi verdiniz ve akabinde basına sızdırıldı ve geldiğimiz noktada ise hatta bu listenin içerisinde sayın cumhurbaşkanına yakın olan bürokrasilere ve bakanlıklara yakın olan bir çok isimlerin olduğu emniyet teşkilatı içerisindeki ve diğer kurumların içerisinde olduğunu dilekçenizde ve kapalı zarfınızda belirttiniz efendim geldiğimiz 2020 senesinde 2021 e geliyoruz bu vermiş olduğunuz liste ve vermiş olduğunuz dilekçeyle beraber hala devlet kadrolarında aktif halde yaşayan bir şekilde midir? Bu milli damar dediğimiz örgütlenme ve kısaca bize milli damar nedir? Bunu bize anlatabilir misiniz? Ve akabinde ise geldiğimiz noktadan çünkü şu çok önemli biz fetö ile mücadele ediyoruz ama fetö’den ayrılan bir grup var bu grup halen devletin kılcal damarlarında yani sinir uçlarında aktif mi bunu merak ediyoruz.

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI : Şimdi aslında milli damarların örgüt benimde öğrendiğim kadarıyla daha geçmişte yani fethullah gülen çıkan değil nur cemaati içerisinde farklı ekoller var bu ekollerden bir taneside bu grupmuş bu grup epey zamanda varmış hatta gülen cemaati onlarıda biraz takip etmiş ne oluyor ne bitiyor diye bunlar daha küçük bir grup ancak gülen cemaati hakim olduğu için her kesimden daha güçlü olduğu için devleti o ele geçirdiği için pek göze gözükmemiş .

Milli damar grubu örgütlenme bir takım kritik yerleri ele geçirmeye çalışmış !

Gülen cemaatinin hükümetle arası bozulup gülen cemaati kenara atılınca bu boşluktan istifade ile bu milli damar grubu örgütlenme bir takım kritik yerleri ele geçirmeye çalışmış devletin belli makamlarına sızmış belli yerlerini ellerinden almış bu dönemler bir ekonomik grupların desteği vardı veya basında televizyonda destek alıyor birer araştırma işleri yapıyorlar ve devler makamlarına bazı insanlarını yerleştiriyorlar.

Örgüt içerisinde ankarada emniyet genel müdürlüğünde ankara emniyetini belli makamları ele geçirerek yavaş yavaş büyümeye çalışıyorlar!

Ben bunu gördüm bana gelen bigiler böyle ve bunun üzerine böyle bir grup var şuanda küçük ama adım adım devletin belli makamlarını ele geçirmeye çalışıyor .Kendi menfaatleri uğruna kendi grupları kendi örgütleri uğruna belli makamları ele geçirdiler ,fırsat çıkmış geçmişte gülen cemaati varken birden o ortadan kalkınca güneş battı küçük yıldızlar ortaya çıkması gibi buda ortaya çıktı.

Menfaatleri uğruna kendi grupları kendi örgütleri uğruna belli makamları ele geçirdiler!

Bundan dolayı ihbar ettim erkenden delilleri bu belgeleri bu şahitleri bu ama maalesef deminde dedik ya yeri geldiğinde devletin ilgili makamları harekete geçmiyor savcılık harekete geçmedi tanıkları dinlemedi bakmadı taki önce basına sızdırdı sonrada tanıklar ifade vermiyor ,delil bulamadım takipsiz karar vermeye kalktı takipsiz kararı bize tebliğ etmiyor tebliğ edilmicek karara biz itiraz ediyoruz iki üç yıl oldu halen oradan ne cevap verdiler nede baktılar yani olay kapatılmak isteniyor niye o zamanki idari makamlar kapansın bu olay çok didiklenmeye çok araştırılmayın diye çünkü o makamların bu örgütün bazı uzantılarını veya bazı sivil destekçilerini didiklerler .

Siyasete bazı bağlantıları var bu kişiler deşifre oldu!

Bu kişiler daha sonra farklı işlere karıştı bazı mensupları kimisi gözaltına alındı farklı suçlardan ama fakat bu örgüt hakkında ciddi bir araştırma yapılıp ciddi bir araştırma yapılmadı ,ama bizim dilekçeyle birlikte basına çıkmasıyla birlikte deşifre oldu deşifre olurken ilgili makamlar bunu öğrendiler üst makamlar bunu öğrenerek belli kritik yerlere gelmesini belli oranda engellediler ama mevcut tarikatta yürütme yapmadılar şimdi öyle bir şey ki bakın bu kişiler 16 temmuz olayı oluyor 16 temmuz dan iki gün sonra yani 15 temmuzun 17 sinde daha daha Ankara’da tarikatın o başlatmış olduğu bombalamada bombalanan yerler ve araştırılması bitmemişken sahte belgeler sahte evraklar hazırlayarak bizi sanki darbenin içerisinde bazı polisleri görevlendiriyormuş sahte ihbarlar belgeler tanzim ediyorlar bunları Rusya’da bir internet belgesine gönderiyormuşuz gibi ihbarda bulunuyorlar ve bu ihbarları tarikata geçmeye kalkıyorlar böylesi bir arkasız bir mekanizma neyseki akıllı biri bilir kişi inceletiyor bilirkişi bütün bu sahte belgelerin kimler tarafından hazırlandığını emniyetin hangi makamın hazırladığını buluyor yapan memuruda buluyorlar öyle bir şey ki 21 sayfalık bir rapor var okuduğunuz zaman evet diyor ve yüzde yüz bu sahte rapor ve hazırlayan bir memur var o memur bir tane bayan memur telefonda gözüküyor arka planda da kimler yaptı kimlerle beraber yaptılar bu belge nasıl hazırlandı.

Rusya’daki internet sitesini kim aldı orayada nasıl gönderdi bunu kimse araştırmıyor!

Yine bu örgütün yaptığı bundan birkaç ay öncesiydi yani 15 temmuzdan emniyette belli makamlar var fetö’ye karşı görev yapan makamlar o makam insanlarıda kapsayan sahte ihbarlar yapan bu ihbarların hepsi hollandadan gönderiliyor nasıl bir teşkilatınız var ki hollanda’ya gidiyorsun ihbar mektubunu gönderiyorsunuz ve bunları devletin belli makamlarına göndermeye kalkıyorsunuz şimdi bunu bir örgütün yaptığı belli ki bu yapı niye yapıyor niye sahte belge hazırlıyor niye insanlara bu iftirayı atıyor devlet maalesef bunlara çok iyi soruşturmuyor ben ha öğrendim kimin yaptığını biliyorum ben onları artık onları disiplin ederim anlayışı var hatırlıyor musunuz fetoyla bu böyle gelişti toplumda insanlar dedi ki bir haksızlık var hukuksuzluk var tarikatlar doğru yürümüyor bu iddia edilen konu doğru değil belge de sahtecilik var başlangıçta insanlar acaba doğru zannediyordu ama türkiyede hakikaten bu yeni yapılarla hesaplaşıyor gerçekten soruşturma yapılıyor zannediyordu darbelerle çetelerle falan bir müddet sonra baktı ki insanlar ya bu çete soruşturmasına darbe soruşturmasına benzemiyor burda bir kanunsuzluk hukuksuzluk yapma işleve uydurma var belgenin hazırlanışı garip yerde gömülü çıkan arge silahlar acayip acayip şeyler çıkarılıyor

O Dönem Devlet maalesef bunları çok iyi soruşturmuyor ! ilgili makamı harekete geçirerek dur demesi lazım !

Orda bu herşey yanlış şimdi o zaman iktidar ilgili makamı harekete geçerek dur demesi lazım dur demediler daha da büyüttüler tekrar insanlar itiraz etmeye başladı ama gene kimse hiçbir şey yapmadı o kadar cesaret aldı ki bu çete 7 şubat’ı tanzim etti 7 şubattan önce genelkurmay başkanını tutukladılar gene bir şey demediler işte 7 şubat 2012 de MİT operasyon yaptı ,yine bir şey demediler tabi 17 aralığa geldi cevap vermezsen 15 temmuza geldi yani daha küçükken harekete geçmezse devlet bunlara mani olmak doğrultusunda değil.

EREN TALHA ALTUN : Yani siz şunu mu diyorsunuz yarın Fetö gibi bir tehlike arz edebilir mi bu ?

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI: Hayır bu örgüt o kadar büyük bir tehlike arz edemez ama mühim olan şu var bence bir örgüt ortada varsa bu örgüt suç işliyorsa devleti kullanmaya kalkıyorsa mutlaka bunun karşılığını ödemeli en ağır suçla bu grup deşifre edilmeli bu grup yargılanmalı yargı önüne çıkmalı.

Bir örgüt ortada varsa bu örgüt suç işliyorsa devleti kullanmaya kalkıyorsa mutlaka bunun karşılığını ödemeli !

Şimdi siz onu kapatırsanız yargıya karşı korursanız bu grubun yarın ne yapacağı belli olmaz işte bakın önce ben şikayet dilekçesi verdim bu grubun yaptığı belgeler vardı Hollanda Dan Türkiye ye gönderdiği ihbarlar vardı bazı belgeler vardı sahtelik falan gereğini yapmadılar 17 temmuzda daha da büyük bir sahte belge yaptı eğer o namuslu bilirkişi olmasaydı bugün ben ve benim gibi birkaç insan ordu mensuplarıyla bazı darbecilerle beraber darbe hazırlığı yapmaktan yargılanacaktı sahte belgelerle sahte delillerle sahte whatsapp görüşmeleri yapıyorsun.

EREN TALHA ALTUN : Geçmiş dönemde Emniyet İstihbarat içerisinde , Teknik istihbarat konusunda bu vatana hizmet eden önemli müdürlerimiz den birisiniz ve Bildiğim kadarıyla PKK başta olmak üzere küçük cipies cihazlarının Japonya’dan Türkiye’ye getirip kalaşnikoflara takıp yurt dışından yurt içindeki teröristlerin f16 ile vurulmasına kadar birçok operasyona imza attınız. Hatta bunun için çok eleştirdiğiniz teknik istihbarat konusunda yani yağ su firması ile görüştünüz. Japonya’dan onların kullandığı telsiz sistemleri bizde yoktu. Gittiniz bunları Japonya’ya aldınız. Bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla bu şekilde teknik istihbarat konusunda birçok kalaşnikofa küçük küçük mikroçipler koyup Yani bunu örgüte istihbarat bağlamında Verip ve Anadolu’dan nasıl yayıldığını bir haritada gören Büyüklerimizden bir tane Sizsiniz ve hizmet edenlerden Bir tanesisiniz Bu noktada da bir sorum var,

SORU : Döneminizde emniyet istihbarat imkanları nasıldı günümüzde şu anki mevcut yapıda çok daha dijitalleşen bir yapıya sahip teknik cihazlar ve imkanlar gelişti bu sizin döneminizdeki Emniyet istihbaratın durumu nasıldı ?

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI : Biz ilk başladığı zaman Türkiyede devlet istihbaratı gerek emniyet olsun gerek Mit osun Jandarma daha sonra kuruldu zaten evet Emniyeti biliyoruz yaptığı görüyoruz zaten ama maalesef teknoloji hemen hemen hiç kullanılmayan

Sadece böyle insana dayalı istihbarat yapmaya çalışıyordu!

Yani devlet teknolojik aletler belli oranda vardı Azdı ama bunları da hiç kutularından çıkarılmamış olduğu yerde duruyor ben Diyarbakır istihbarat Şube Müdürü olmuştum Emniyet istihbarat Müdürlüğünde bulunan dolaba açtığın zaman bir miktar elektronik cihazlar Vardır büyük bir kısmının hiç ambalajlarını açılmadığını hiç görevde kullanılmadığını ve bunları kullanacak Kimse olmadığını gördüm. Ben kendim fizikçi değilim. Teknik Elektronik değil mi uğraşarak Biraz merak sahipleri bu aletleri tek tek açmaya çalıştım ya kullan nerede kullanabilir diye kafa zorlayarak bazı görevini de kullanmaya başladık.

Daha sonra bu yeterli değil ve daha farklı aletleri alalım. Daha sonra İstanbul’a gelirde devletin bize verdiği imkanlarla birebir anlattığınızın bir kısmı daha da büyüterek Tabii sadece ben değil belli bir arkadaş grubu emniyet istihbarat içerisinde çalışan birçok arkadaşın da desteğiyle bu sistem yavaş yavaş gelişmeye başladı. Yavaş yavaş büyüdü gelişti. Tabii Biz de ki bu gelişme MİT i de tetikledi. MİT de mecbur kaldı.

Teknik Elektronik istihbarat gelişiyor fakat aynı şey orada da var!

Elektronik istihbarat teknik faydalarını gördü emniyetin yaptıklarını gördükten sonra o da Atılım yapmaya başladı tabii şimdi bizim tahminlerimizi yaptığımız o katı oranında ciddi bir Teknik Elektronik istihbarat gelişiyor fakat aynı şey orada da var Biz yeni olduğu için yeni kurarken sadece göreve yapalım. Sadece bilgi toplayalım bu görevlerin bilgileri kullanalım. İnsanımız Devletimiz kamu toplumumuz milletimiz fazla zarar görmesin anlayışı öndeydi ama sonra gördük ki bunlarda denetlenmezse kontrol edilmezse kontrol mekanizması kurulmazsa bunlarda çok kötü şekilde kullanılabiliyor. Belli bir grubun belli bir insanın veya oradaki memurun veya bir amirin istediği gibi kullanmasına sebebiyet veriyor.

Kurumdaki tüm yapıların tüm anlayışların tüm teknik sistemleri elektronik sistemlerinin kendine has kontrol ve Denetleme Sistemi kurulması gerekiyor !

Yani sadece kurum değil kurumdaki tüm yapıların tüm anlayışların tüm teknik sistemleri elektronik sistemlerinin kendine has kontrol ve Denetleme Sistemi kurulması gerekiyor. Yoksa bunlar Tehlikeli biçimde devlete bu millete ve insanlara zararı bir şekilde kullanılabilir. çok iyi bilmiyorum on yılı aşkındır devlette görevinden uzağım ama olup bitenlere bakarak çok daha ileri seviyede elektronik teknolojik imkanlara kavuştuklarını Tabii dünya geliştiği için devletin kurumları gibi özellikle istihbarat birimleri çok daha iyi geliştiğini görüyorum ama yeterince denetleniyor mu sistemler kontrol ediyor mu orada şüphem var Niye Çünkü gördük cemaat bütün dinleme sistemi çok keyfice yapmıştı bakanları dinlemiş Başbakanı dinlemiş İçişleri Bakanlığı dinlemiş emniyet genel müdürlüğünü dinlemiş ama hiç kimse kontrol etmemiş Halbuki ben 2010 nasıl kontrol edecekler nerede arası nasıl belge bulacaklar neyse Nasıl bu suç unsurların ortaya çıkaracaklar.

İstihbarat birimleri çok daha iyi geliştiğini görüyorum ama yeterince denetleniyor mu sistemler kontrol ediyor mu orada şüphem var !

Hukuka aykırı dinlemeleri nasıl ortaya çıkarılacağını tek tek yazıp özel dilekçe vermiştim ya o dilekçe pek mahkeme dosyalarına yansımadı Ama buna rağmen hem Adalet Bakanlığı hem içişleri bakanlığı hem Ankara hem İstanbul savcılarına Dilekçemde nasıl hareketli ederiz hangi deliller hangi bilgiye ulaşabileceklerini yazmıştım bunlara şimdi de ulaşılıyor şimdi bak hukuk bile tam mükemmel değil ne olursa olsun iyi denetlenseydi bu hukuka aykırı dinlemeler bakanların işadamlarını basın mensuplarının dinlenmesi ve dinlenme üzerinde elde edilen bilgilere dayanarak yapılan Kumpası önlenebilirdi ama devlet şikayetimiz dilekçemize rağmen Hatta görevini yapmıyor diye ben İçişleri ve Adalet Bakanlığı mensupları hakkında bakanlar hakkında şikayetçi olmama rağmen 2016 15 Temmuz’a kadar bu sistemden kontrol denetlenmemiş şimdi gidip baktılar ki tek tek baktılar hepsi ortaya çıktı sahte isimlerle telefon numarası değil IMEI numarası üzerine dinleme yapılmış halbuki ben onlara ta o zaman 2013’te vermiştim bakın numara dinlemiyorlar.

Sahte isimlerle telefon numarası değil IMEI numarası üzerine dinleme yapılmış!

IMEI numarası dinliyorlar sahte isimleri dinliyorlar bunu ortaya çıkarmanın yolu şu yöntemi kullanırsan hepsini ortaya çıkarırsın Devlet bugün Emniyet istihbaratı Bir tane müfettiş gönderseydi. Onların yaptığı bütün kumpaslar ortaya çıkarırdı.

Emniyet istihbaratı Bir tane müfettiş gönderseydi. Onların yaptığı bütün kumpaslar ortaya çıkarırdı!

Hukuka aykırı dinlemeleri ortaya çıkarırdı. Devletin bakanı başbakanı bu kadar kolay dinleyip sadece bir cemaatin devlete bu kadar büyük operasyon yapmasına mani olabilirlerdi .

Türk devleti bir cemaatin veya bir grubun oyuncağı olmazdı.maalesef yapılmadı yapılmamasının zararlarını çekiyoruz belki Bugün denetleniyor mu emin değilim çünkü denetleyebilmek için de ortaya çıkan verilere bakmak gerekiyor. O konuda zafiyet var. Devlet iyi görevi yapsada. Doğru görevi yapsada şikayetçi olmasa da belli makamları Birliği görevleri denetleyecek özellikle gizlilik gerektiren özel kullanan kurumlar daha ciddi denetlenecek bu denetim onların görevlerine mani olmak değil. Bu engellemek değil. Bu tersine onları da yanlış yapmalarını önleyecek görev dışına taşmalarını önleyecek şekilde görev yapmalarını sağlayacağız.

EREN TALHA ALTUN : Teknik istihbarat konusunda dediğiniz gibi birimler çok geç bunu adapte oldu peki biz beşeri istihbarat konusunda Nasılız yani insan kaynakları açısından Türkiye çok zengin bu konuda biz acaba mesela 15 Temmuz’a giden süreçte teknik istihbaratı bir kenara bırakarak beşeri istihbarat konusunda bir zafiyet var mı ya da aslında istihbarat alınmıştır fakat ilgili bunu değerlendiremedi mi ona giden süreçte ?

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI: istihbarat bir bütün bir bilgi toplamak bilgi alma 2 aldığım bilgi değerlendirmek 3 bu değerlendirdiği analiz ettiği bilgi kullanmak Türkiye’de hepsini sorun bu 3 basamağında sorun var bilgi teriminde sorun var niye kaynaklarımızda deşifre ediyoruz vasıflı kaynakları kullanmada zorluk yaşıyoruz o kaynakları kendimizi sürekli bağlı tutmakta zorluk yaşıyoruz şimdi belki biraz daha iyi devletin imkanları benim zamanımda oldukça azdı maddi imkanları kısıtlı kendisine bilgi veren insanları korumak kollama konusunda Sıkıntılar vardı o insanların kimliklerini gizli kalması konusunda olağanüstü gayret göstermesi gereken çok sıradan ama basit tedbirlerle geçiştiriyor.

Bu konuda zafiyet 2. Si aldığınız bilgi değerleri analiz etmek dünyanın hemen hemen en büyük istihbaratlarının hepsini istihbarat ikiye ayrılır bir sokakta istihbarat toplayan insanlar iki toplanan bilgiyi analiz eden analizci belli bir deneyimden belli bir deneyimden belli bir birikimden geçen insanlardan oluşur. Bunun tek görevi var sokaktan gelen bütün bilgileri yani insan kaynaklı beşeri kaynaklı teknik kaynaklı regal kaynaklı her türlü olanaklara bakarak bugünkü manasıyla internet ortamında bütün bakarak bir analiz yapar bu analizine karar vererek makama gönderir ikiye bölmüştür bizde öyle değil sokakta bilgi toplayanla analiz eden hemen hemen aynı gibidir veya analiz yapan zaten ağır bürokrat yük altına kalmış şube müdürleri birim amirleri kurum amirleridir.

O zaten yani bürokrasi var birde analiz görevi düşer ama böyle bir ayrım yoktur yani analizci bir grup ayrı sokakta bilgi toplamak ayrı bu türkiyede pek fazla yerleşik bir anlayış değil hep tek kişiler üzerine yapılan bir anlayış var .

Eleman temini zafiyetimiz var !

Bizde burada bi zafiyetimiz var yani eleman temini zafiyetimiz var kullanmakta zafiyetimiz var aldığınız bilgiyi analiz etmekte zafiyet var kullanmakta ciddi zafiyet var bildiğiniz gibi yani ciddi olaylarda bildiğiniz gibi yani bu ciddi olay bu devletin tarihinde aldığı en büyük haberdir 15 temmuz’un günü saat 13 30 , 13 00 gibi darbenin olabileceğine dair bilgileri getirip MİT’in merkezine ihbarda bulunmuşlar sokaktaki veya vilayetteki MİT birimine değil MİT in tüm genel merkezinde varmış bilgi aktarmışlar , o bilgiye MİT müsteşarı vakıf olmuştur yardımcıları vakıf olmuştur genelkurmay başkanı genelkurmay insanları vakıf olmuştur ama iyi analiz edilip iyi değerlendirip iyi kararlar alınmamıştır ha bu bir olaydır ama bence genelleştirilip emniyetten jandarmadan Mit’e kadar tamamında bu bu halen var olduğu kanaatindeyim

Bunu yapmış ortaya koymuş bir grup var bu grup bana bunu yapıyorsa emniyette daire başkanına emniyette çalışan insanlara bunu yapabiliyorsan sıradan insanlara herşey yapar şimdi buna karşı yine halen tepki yok bir tek o memuru yargıladılar ceza verdiler iki ay üç ay ceza verdiler ama arka tarafta bunu organize eden bu belgeleri hazırla diyen talimat veren gönderen bide bunu 17 temmuz gibi halen daha olayların çok sıcak olduğu ankara bombalanan yer ortamında bunu yapıyorsun peki bunu yapana hesap soramazsınız yarın bu grubun başka suikast sabotaj yapmayacağı ne malum nasıl garanti edersiniz ki ? Programı başlatan Efendim dün bir televizyon programında bu milli damara atıfla ülkenin önemli hukuk profesörlerinden bir tanesi şöyle bir söylemde bulundu 15 temmuz tarikat ve cemaatler konu bakınız dedi 2016 yılında kapalı bir zarfla bilmem ne bildirdi. tabi üstü kapalı olarak sizin olduğunuzu bilen biliyor veren ihbar edeni bende anladım verildi ama deşifre edildi belki dedi o zamandan günümüze kadar dedi tahkikat devam ediyor bunu bilemeyiz dedi ama gün gelir devlet gereğini yapar önemli olan dedi yani bu sistemleri kontrol altında tutmak ama devletin dedi kılcal damarlarına sirayet ettikten sonra tehlike o şekilde yükseliyor sizin belirttiğiniz usul şimdi 2016 yılından günümüze 4 yıl geçmiş şimdi o zaman bunların Hollanda ayağı vardı rusyadan mailler gönderiyorlardı şimdi teknoloji farklı bir şeyde ekonomik olarak da kendilerini güçlendirmişlerdi devletin kılcal damarlarının yeri bürokrasinin üst taraflarından daha fazla almaya başladılar yani şunu sormak istiyorum ben yarın öbür gün bizde burada bu program da bir suç duyurusu olsun çünkü neden liyakata esas bir şekilde devlet kadrolarını işgal edecek vatanın bu çocukları varken bir cemaatin kast sisteminde belli bir yere gelen şeyhin veya seyid aslının veya tarikat liderinin araya girip makama veya en başta külliyeyle arası iyi diye bir yerlere devletin makamlarına birilerini atamaması gerekiyor yarın öbür gün bunlar siyaseten ters düştükleri zaman ben bir aydın olarak yazar olarak söylüyorum ilk darbeyi vuranlar içerden bunlar oluyor 15 temmuzda biz bunu gördük sayın

EREN TALHA ALTUN : Müdürüm öyle değil mi günümüze geldiğimiz zaman siz bu grubun ne kadar büyüdüğünü hani biraz önce dediniz ki yok bir şey yapamazlar . bir şey yapamazlar dediğiniz zaman şuda ortaya çıkmış oluyor demek ki bu grup hala var aktif bir şekilde devlet kurumlarında vazifesini sürdürüyor ölü hücre gibi veya durağan bir şekilde yeri geldiği zaman kullanılacak şekilde sürdürüyor ama devletin bunları tasviye etmesi liyakata esaslı insanların bunları yerine getirmesi gerekmiyor mu ? yarın öbür gün ikinci 15 temmuzu yaşarsa bu devlet 50 yıl geriye gidecektir yani bu tarikatın cemaatin .

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI : Biz hep kıyaslama yaparken fetö ile kıyaslayıp çok devasa bir örgüt olduğu için kıyasladığımız daha küçük olduğu için o kadar büyük tehlike yaratamaz diyoruz ama gene tabi sizin dediğiniz gibi şu var devlet içerisinde örgütlenme yapmış devletin kanunlarına değil kendi gruplarına kendi cemaatlerine kendi tarikatlerine kendi siyasi varlıkların kurallarına tabi olan iki kişi bile tehlikelidir 3 kişi bir tehlikelidir çünkü niye devlet imkanlarını kullanıyor dışardan üç beş kişi bir araya gelir bir örgüt kurabilir teşkilat kurabilir çete oluşturabilir o da tehlikeli ama çok büyük tehlike değil fakat siz yani şimdi dışarıda oluşan bir örgüt dışarıda oluşan bir grup elbette tehlike ama büyüklüğü sınırı fakat devlet içerisinde oluşturulan birbirine dayanışan birbirini destekleyen ama devletin karallarına devletin kanuna mevzuatına göre değil kendi örgütleri menfaatine göre hareket eden bu grup çok büyük tehlikedir çünkü o istediği belgeyi kullanabilir devletin imkanını kullanabilir devletin gücünü kullanır devletin teknolojisini kullanır devletin istihbarat teknolojisini kullanır devlete ait herşeyi kullanır ve onun yarattığı zararları tahmin bile edemezsiniz 00:04:59.800 Çünkü devletin içindedir içindeyken her şey yapmak mı ya suikast yapmak yaparsa Devletinin kuruluşunu kuluncuna kursağına basarsınız herşeyi yaparsınız bu açıdan devletin hiçbir şeye müsaade etmemesi lazım müsamağayla karşılaşmaması lazım o mutlaka ayıklanmalı o mutlaka bütün etrafı ile çerçevesinde ortaya çıkarmak ne gerekiyorsa uygun olarak bunu yapması gerekir ama Türkiye de şöyle Bir Garip anlayış var. Yöneten ayrı Mekanizma devleti yöneten anlayış devleti yöneten hükümet diyelim hep şöyle düşünüyor. Her Şey ben yaparım ben bileyim Ben bilirsem gereğini yaparım her şeyi yargıya götürmeye yok. Her şey basın ve tartışmaya gerek yok.

Her şey halkın bilmesine gerek yok anlayışına sahip oluyor idamlarda da öyle bir şey oldu zannediyorum ya ben bakarım tayinleri atamaları bir müddet dengeye koyarım gibi düşünüyor Hayır siz ne olursanız hükümette olsanız devletin hukuku var. Yargın önüne çıkıp yargılanmalıdır. Siz ne kadar her şey bilirseniz bilin devletim mevzuatına göre idari olarak bu insanlar hakkında gereği yapılmalıdır. Halk da bunu paylaşır mısın? Gerçek her şeye sahip halktır halktan gizli bir şey olmasın yargı önüne gitmiyor. Her şeyin olması yanlış bir mantıktır Yanlış bir anlayıştır ama işte bizim gibi ülkelerde Maalesef bu tam tersine sadece hükümeti Devleti yönetenler bu işi bilirsin. Onlar gereğini yapar. Diğer makamlar yargıya vesaire gitmesine gerek hele halkada çok birşey anlatılmasına gerek yok. Anlayışın hep akıllarda oluyor. Hep icraatları Bu anlayış yansıyor bununda böyle bir şey olduğu kanaatindeyim. 00:06:44.600 Geçmiş de buna benzer şeydi Hani biraz Ses siyasete yakınsa sizin tabanınıza birazcık Ortak ortak değerleri varsa bu daha tolerans görüyor çok daha çok orada böyle olayları daha kısa kapatılabiliyor. Halbuki tam tersine devletin kendisine söz konusu 00:06:59.700 olduğu zaman devletin hukukunun söz konusu olduğu zaman hiç kimsenin bu na tolere edilmemesi lazım. Nesi siyasi Yakınız ne siyasi akrabanın ne olursa olsun devletin kendi hukukunu mutlaka korunması lazım ama maalesef lafta söyleniyor. Türkiye’de böyle bir anlayışın olduğu iddia ediliyor ama uygulamada maalesef olmuyor yani.

EREN TALHA ALTUN : Sayın avcı tam da burada sizin alanınıza yakın bir soru sormak istiyorum. Bildiğiniz üzere son yıllarda Milli İstihbarat teşkilatına bir takım revizyonlar yapıldı. İstihbaratımız dış ve iç olarak ikiye ayrıldı. özellikle dış operasyonlara bakmaya başladı. sizde Daha önce emniyet İstihbarat Daire başkan yardımcılığı yaptınız. 00:07:46.400 Siz istihbarat birimlerindeki bu revizyon yeterli buluyor musunuz? Yani bu koordinasyon sorunu çözüldü mü birimler ?

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI : Aslında MİTle arasındaki büyük bir değişiklik yapılmadı eski anlayış devam ediyor MİT eskiden İki ayrı bölüm idi biri dış istihbarata bakar biri iç bakar gibiydi ana bölüm olarak şimdi aynı yine aynı şey geçerli Ayrıca emniyet binasının yeniledi yeni teşkilat yeni cihazı aletler aldı ama yöntem hiç değişmedi eski hem iç hem dışa bakıyordu şimdi dış hem içe bakıyor şu anda polis merkezinde polisler bakıyor şimdi burda iki pratikte iyi gibi gözüküyor fakat Türkiye gibi yerlerde sorun var niye kişiler ve kurumlar hep böyle kişilikleri ön dediler bir devlet anlayışı etrafında birleşmek bile sorun batı dünyasında devletin menfaati kamu menfaati dediğiniz zaman bütün kurumlar bir araya gelip çok rahat iş birliği yapabiliyor ama Türkiye’de maalesef aynı sahada aynı görevde birden fazla kurum yaptığın zaman hemen küçük ilk ve milliyetçilik başlıyor Herkes kendi kurumunu düşünüyor herkesin kendi kurum anlayışı var ve burada devlet Zarar görüyor bunu açık açık tartışmakta zorlanıyorlar ama maalesef ki böyle Emniyet ve Jandarma Emniyet ve MİT , MİT ve Jandarma sürekli aralarında böyle küçük çekişmeler oluyor.çok büyük değil ama bu küçük çekişme görev e yansıyor. Hatta aynı birimlerce de daha fazla çekişme var Yani aynı sahada görev yapan jandarma asker içerisinde polislerin kendi birimleri arasında bile çekişme oluyor bu açıdan bizim bizim ülkelerde benim şahsi kanaatim aynı görev sahasında veya aynı alanda coğrafi alanda i tek örgüt olmalı ha bu örgüt denetlenmeli kontrol edilmeli bizdeki gibi denetimsiz kontrolsüz olmamalı ne olursa olsun yaptığı görev ne olursa olsun denetimsiz hiçbir kurum Türkiye’de ikinci büyük sorun konuştuğum yere bir ara vereyim parantez açıyorum en büyük sorun denetimsizlik ordu çok önemli boyutta ama denetleyelim yargı çok önemli ama denetlemeyelim mit aman denetlenemez polis aman denetlenemez en ciddi kurumlar en çok denetlenecek kurum olmalıdır denetlenmeyen her kurum yanlış yapmaya hata yapmaya açıktır.

Şimdi sosyal konularda da böyledir karşınızda uğraştınız grubuna attığı bir slogan yazdığı bir mektup verdiği röportaja bakarak bu grubu Radikal silahlı eylemci bir Grup mu şiddete dayalı bir anlayışın savunuyor yoksa tamamıyla kendi dünya görüştüm de ama illegal ama demokratik değerleri yanlış bir grup mudur bunu anlayabilmek için sizin bilgi birikiminizi ihtiyaç var. Genel bilgi birikimi ihtiyaç var. Yani Evrensel manada bir insanın bilmesi gereken tarihsel kültürel coğrafi bilgilere iki uğraştığınız konuya özgü bilgiye ihtiyacınız var ikisiylede donatılırsanız her şeyi yaparsınız ama bu bilgiler yoksa sadece macera hoplicam zıplicam diyerek hiçbirşey yapamazsınız Ben meslek hayatım boyunca çok nadir silah kullanmaya ihtiyaç duymuşumdur belkide hiç duymamışımdır ve çok nadir kendi kimliğini devlet gücünü kullanma ihtiyacı duydum ama ben sürekli bilgiye ihtiyaç duymuşumdur uğraştığım konuya bilgi sahibi olmak önüme çıkacak Konularla ilgili bilgi sahibi olmak ülke gündemini konularla ilgili bilgi sahibi olmak en önemli şeydir. Çünkü işin tamamını gördükten sonra karar vermek yorum yapmak önlemek bunu herkes yapar çok küçükken daha evveliyatını olayı görebilmek bizim 10 ay oldu silahlar patladı zaman değil 2 yıl önce bugün olacakları tahmin edebilecek o grubun oluşumunu bu grubun niyetini ne yapabileceğini gelecekte nereye meyil edebileceğini nereye doğru anlayabilecek bunları durdurmak bunlara mani olmak adına ne yapmak gerekir bilecek insanlara ihtiyacımız var biz maalesef bir tek kişiye yaptırıyoruz. Kahramanca dövüşen silah çeken mücadele eden böyle bir macera aksiyon şeyi düşüncesi var ama gerçi hep böyle değildir. Gerçek hayat böyle değildir. İnsanın en önemli silahı Hatta tek silaha bilgisidir. Bilgi olduktan sonra her şey yapabilirsiniz. Bu sivil hayatta da Geçerlidir. Devlet kamuda da zaten istihbaratın adı entirigans Yani akıl zeka fikir manasına geliyor yani İngilizce tabirinde bizim en büyük sıkıntımız budur. Memur uğraştığı konuyu istihbaratçı uğraştığı konuyu çok iyi bilmeli siz nedir bugün en tehlikeli konulardan bir tanesi diyelim bir tanesi radikal islami akımlar siz islamın özünü ordaki tarikatları cemaatleri bunların geçmişlerini bunların kullandığı yöntemleri yolları iyi bilmezseniz ulaşamazsınız bugün en büyük hatayı yapıyorsunuz işte ışid bir dönem çıktı devlet ışid’e karşı çok taraf almadı evet tavır aldı ama bu bugünkü manada değil ne zaman ışid geldi suruç’ta bombalama yaptı ankarayı bombaladı istanbulu bombaladı bizim elçiliğimizi konsolosluğumuzu teslim aldı halbuki musul işgal edilirken herkes kaçarken türk konsolosluğu kaldı niye bir şey yapmaz zannedildi efendim bunların hedefinde biz yokuz bunların hedefi belli şia mia merkezlerine saldırıyor falan denildi.

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI : Hatta böyle biraz islami anlayışa yakın filan zannedildi halbuki türkiyeye çok büyük zararlar verdi türkiye’nin iç politikalarına dış politikalarına güvenlik politikalarına inanılmaz zararlar verdi şimdi bizim bunu iyi okuyabilmemiz için iyi bilme bu örgütü iyi anlayan hareketlerini davranışlarını iyi anlayan istihbarat anlayışı olsaydı hükümete diyecektik ki hemen konsolosluğu boşaltın biraz tehlikeli veya siz ışid’e karşı tavırlar alır şu tedbirleri organize edin bu grup bize zarar verir diyecektik ha bunu demediği için birçok zarar gördük işte aynı şey canlı yaşadığımız şey 15 temmuza gelinceye kadar gülen cemaati çok anlayışlı gözüküyordu çok hoş gözüküyordu herkes böyle zannediyordu başta öyle zannetmekte normal bende bir dönem böyle zannediyordum ama ben 2008 den sonra yanlışlarını 2009 da artık 2010 da kabul edilemez hatta 2009 2010 değil kabul edilemez gördüm ben şimdi edirne emniyet müdürüyüm fiili bir istihbarat görevim yok evet mesleğe karşı istihbaratım var ama bence bunu milli istihbaratın emniyetin daha önce görmesi daha önce uyarması lazımdı birçok makamın uyarılması lazımdı olayı sadece basit bir islami cemaatle görmemek gerek önümüzdeki dönemde böyle ortaya çıkacak her grubu iyi tartmak bazılarında şu var her ortaya çıkan siyasi mensubu sosyal grubu terör diye ilan ediyorsun toplumun gelişmesine mani halbuki bu toplumun sivil toplum örgütüne ihtiyacı var farklı siyasi sosyal gruplara ihtiyaci var bu gruplar olacak bu cemiyet hareket ettiği bir organla çalışıyor yeri geliyor tartışacak farklı fikir olacak bu defa biz hangisi zararlı gelecekte teröre yönelecek hangisi siyasi ve sosyal bir grup bu toplumun yaşaması için olması gereken bir gruptur bu grubun sınırları teröre gitmez bunu iyi yorumlarsak biz toplumda rahat bir hale getiririz iktidarıda mevcut anlayışıda doğru yöneltir yönlendiririz bunu yapmadığınız zaman ne yapıyorsunuz bildiğiniz grupların haricindeki herkes yeni ortaya çıkan herkes düşman herkesi terörist kabul ediyorsunuz veya size yanlış laflar söyleyen sizinle nail düşüncede olan grupları daha dost görüp onların yarattığı tehlikeyi görebiliyorsunuz bu iyi bir bilgi birikimiyle mümkün bu grupları bu grupların fikir ve düşünce yapıları dünya görüşleri çok iyi bilmekle mümkün bunu bilirseniz bakın bir tek kişi bile devleti doğru istikamette sürükler bu bilgiye sahip olmazsanız 10 bin kişilik istihbarat ordumuzda olsa hata yaptırır yanlış yaptırır ve devlet çok ağır bedeller öder o açıdan ben en önemli şey bilgi diyorum bilgili olursanız her şey kolay bilgili olmadığınız zaman silahın tüfeğin hiçbir anlamı yok dünyanın birçok devletinde istihbarat teşkilatına silah verilmez yetkide verilmez sadece bilgi toplama bilgi kullanma hakkı verilir. Programı sunan Genç kardeşlerimiz yaptıkları herşeyde bilgili olsunlar okusunlar detayına kadar öğrensinler ve vatana millete faydalı ise bu alanda devam edebilirler